Sunday, March 8, 2009

Quote


“Every time I learn something new,
it pushes some old stuff out of my brain”
- Homer Simpson

Saturday, March 7, 2009

...


"Yarattıklarının iyiliğini düşünen,
mutlak egemen bir Tanrı'nın,
canlı bedenleri içindeki kurtçukları besleyen İnsanoğlu'nu
tasarlayarak yarattığına
kendimi bir türlü inandıramıyorum."
Darwin-1860

...

"Seni neden sevdiğimi kesinlikle biliyorum. Sen, dürtülerinin yönettiği bir hayvan gibi yaşıyorsun. Sanki gözlerin ve kulakların kapalı, ama içinde öylesine bir sezgi var ki seni küçüğe ve unutulmuşa götürüyor ya da olanaksız aşklara, tıpkı bizimkisi gibi umarsız aşklara. Elinden bir şey gelemeyeceğini, varlığının hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini biliyorsun, ama gene de devam ediyorsun."

Sunday, March 1, 2009

Aşka dair...

Eğer ; O'nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz...
ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...
sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor,
O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,
ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa...
dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...
hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse...
elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse,
kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...
her şiirde anlatılan O'ysa...
her filmin kahramanı O...
her roman O'ndan söz ediyor,
her çiçek O'nu açıyorsa...
bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor
ve O gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,
iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...
iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...
eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız...
mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...
kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...
özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...
hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...
O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse...
ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse...
gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;
bunca tavır, bunca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...
uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...
dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa,
nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız
ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız
kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa
ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim...
gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...
Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa
ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...
...o halde bugün sizin gününüz!..
"Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

Can Dündar

Sunday, February 22, 2009

...

Hurmalar tırmalar...

Bu kriz, 2001'den büyük olacak.
Böylesi görülmeyecek...
*
Çünkü.
*
Dünyanın hiçbir ülkesi...
Bankaları, limanları, telefonları
yabancıya satıldı diye alkış tutmaz.
*
Dünyanın hiçbir ülkesinde...
Bi fabrika bile kurulmadığı halde
"büyüyoruz" diye sevinilmez.
*
Dünyanın hiçbir milleti, girmediğimiz halde, AB'ye girdik diye havai fişek fırlatmaz... Dünyanın hiçbir ekonomi profesörü, ekrana çıkıp, borcumuz arttığı halde, utanmadan, borcumuz azaldı demez... Dünyanın hiçbir başyazarı, gazete okumayın diyen başbakanın yanağını okşamaz... İngiltere hariç, dünyanın hiçbir ülkesinde, ekonomiden sorumlu bakan İngiliz vatandaşı olmaz... Dünyanın hiçbir sanayi odası başkanı, dünyanın en yüksek faizini vererek sanayinin canına okuyan hükümette sanayi bakanlığı koltuğuna kurulmaz... Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, partiler oy için kömür, buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtmaz, hiçbir hukuk izin vermez, hiçbir seçmen de, kendi parasıyla kendine avanta dağıtana dua etmez... Dünyanın hiçbir ahalisi, doğalgaz faturaları, elektrik faturaları, benzin faturaları ortadayken, enflasyon düştü diyeni "he valla" diye tasdiklemez... Dünyanın hiçbir parlamentosu, emekliye, memura yüzde 2 zam verirken, kendine yüzde 30 zam istemez. Dünyanın hiçbir medyası, ithalat rakamlarını göstermeden, ihracatı "rekor" diye manşet yapmaz.
*
Resmi işsiz güya 3 milyon...
Çünkü, dünyanın hiçbir ülkesinde, "İş arıyor musun?" diye sorulduğunda "İş aramaktan umudumu kestim" diyen 2 milyon kişi, "İşsiz değil bu" diye hesap dışı bırakılmaz.
*
Uganda'da bile...
Benim oğlan gemicik aldı, ayda 50 bin dolar taksitle ödeyecek, küçük oğlan da pırlantacı açtı diyene, "Uganda seninle gurur duyuyor" diye tempo tutulmaz.
*
Alkış tutuyorsan...
Seviniyorsan...
İnanıyorsan...
Havai fişek fırlatıyorsan...
E o kriz, görülmemiş kriz olur.
Ve haliyle, müstahaktır.

Yılmaz Özdil

Monday, February 9, 2009

Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması

Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması Türkiye, 2009

Yaratıcı Kalkınma Fikirleri Yarışması, Dünya Bankası ve ortakları tarafından tüm dünyada "Development Marketplace" başlığı altında yürütülen bir yarışma programıdır.
Dünya Bankası tarafından küresel, bölgesel ve ulusal seviyelerde değişik konu başlıkları altında düzenlenen yarışmada, sivil toplum gruplarından, toplumsal girişimcilerden, akademi ve işdünyasından gelen farklı ve yenilikçi fikirlerin toplanması hedeflenmektedir.

http://www.yaraticifikirler.org

Quiet times

ask me where i go tonight i go back to today last year.
me and you had to make each other happier, and there was hope and everything.

its hard enough to feel the world as it is and hold on anything.
without these quiet times you've brought round here.

im gonna have to run away, im sure that i belong some other place.
i've seen another side of all i've seen it keeps me wondering where my family is.

its hard enough to see the world as it is, and hold on anything.
without these quiet times coming round here.

now i miss you...
now i want you...
but i can't have you...
even when your here...

suppose i have to take you with me,
broken mind i'd rather leave you here.

to forget everything you've seen and known erase every idea.
and you walk up in the street, and hold my hand and smile.
well i won't be taken in, cus i know how it turns out.
and it takes me back to these quiet times coming round here.

now i miss you...now i want you...
your not coming back...and i need you...
but i can't have you...even when your here...

quiet times-dido

(çok huzur verici bir şarkı olduğunu düşünüyorum.)